Benim çocuk öğretmenim-5


               Ben hala ırmağın içindeyim,oynuyorum.Nimet,çalıların üzerinde bir çırpıda  kuruyan çamaşırları topluyor,bir taraftanda o sırtında taşıdığı bohçanın içine kuruyanları  atıyor…..Sırtlar yunmuş, çalılara asılıp kurutulmuş ve kaldırılıyor.Ben hala ırmaktayım.Niğmet’in işi bitince de o da ırmağa atlıyor.Biraz da beraber suda  oynuyoruz.Irmaktan çıkıp,kuruyoruz güneşin altın da, kaymak gibi büyük taşların üzerinde.Ben hala kurunurken,Niğmet etrafı topluyor.Büyük kara kazanın içinde  kalan  son suyu da döküyor,çalıların arasına eğik gelecek şekilde  dayıyor.

            Irmağın kenarı ve tepede ki , koruluktaki tarla dahil bütün arazi babası ve amcalarının ortak mülkü. Bura da her bir kullandıkları eşyayı bırakıyorlar. Bu ırmak arazisine onlardan başkası giremez. Annem ile de bir çok kereler , Nimet ve amcasının büyük kızlarıyla beraber defalarca gelmişizdir, yine çamaşır yıkamak ve piknik yapmak için. Benim için de bizim yerimiz gibi gelirdi oralar.

                Hele, Nimet ile  oralar da, ne yapılacaksa,  her şeyi canlı yapardık. Adeta büyük ablalar gibiydik. Kendimize gerçekten çok güvenirmişiz. O yaşta ırmak kenarına yüzmeye gitmek. Bir sürü de iş yapmak. Şimdi hatırladıkça ben bile şaşırıyorum.

                  Hazırız artık,çamaşırları yine sırtladı Nimet, inekleri de çözdük,hepsini önümüze kattık. Köye 100 metre var.Ho,ho diye yürürdük asvalt yolun aşağısında ki  ,çimenli topraklı yoldan… Benim tek yaptığım şey, ho ho diye bağırmak. İneklere yön veren tabi ki  NİĞMET….Evin yokuşunu da zar zor  çıktıktan sonra,inekleri ahıra sokup,kapısını da  kapatırdık…Artık Nimet’in annesi gelince de,  iyice akşama kadar karınlarını doyurduğumuz ineklerin  sütünü sağacaktı  böylece.

          Buraya kadar görev başarıyla tamamlanmıştı.Artık evciliğimizi oynayabiliriz…..Siz öyle sanın. ,Gerçekten artık Nimet de oynayalım deyip,bez bebeklerimizi koyduğumuz yerden büyük bir heyecanla  çıkartırdık  ki ,   SİBELLLLL!SİBELLLLL!SİBELLL! diye annemin  o yumuşak sesini duyuverirdik…..Yolun karşısın da ki okul lojmanın dan bağırıyor,’’hadi yavrum,baban geldi,yemeğe oturacağız,akşam oldu,hadi çabuk gel!’’ diye.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s