Benim çocuk öğretmenim-7-SON bölüm


Niğmet'in ailesiyle birlikte,amcasının oğlunun düğününde köyde çektirdiğimiz resim.Yıl 1982.

İlkokul 4. sınıfta Niğmet ve ben.
Babamı dinlerken,uyumuş kalmışım.

Baştan sona doğru,Sevim ablam,annem,Yaşar ablam,Fazilet ablam,muzur bir şekilde poz verende ben.

      Onunla ağaçlara çıkmayı öğrendim.En çok da ağaçta incir ve çağla yemeyi çok özledim.Elimizin içine bir tutam tuzu alıp bağdem ağaçlarına tırmanırdık.Saatlerce yerdik.

Tarladan araka toplayıp, haşlandıktan sonra tuzla yemeyi, patlıcan yemeği pişirmeyi, ekmek hamurundan yufka ekmeği yapmayı ve sacda pişirmeyi, kirmen ile pamuk ipi eğirmeyi, 12 taş  ve 5 taş oynamayı, kiremit taşları üst üste koyarak  yakar top dalya oyununu oynamayı, pamuk tarlasında, dizimizde karpuzu kırıp yemeyi, daha neler neler…..Bunların hepsini Niğmet bana gösterirdi,öğretirdi.O her şeyi bilirdi.Çok,çok zekiydi.Şimdi gerçekten çok daha iyi anlıyorum……

          Aslın da o benim ,çocuk öğretmenimmiş… Sizin hiç böyle çocuk öğretmeniniz oldu mu? Benim oldu..Çocukken ,  o yıllar da 7-8 yaşlarında iken, onun bana kazandırdıklarını  o zaman fark etmesem de ,o benim her zaman iyi, zeki, çocuk  öğretmen arkadaşımdı ,kardeşim olarak ölene kadar  onun bana kazandırdığı sevgisini, hep içim de çocuk öğretmenim olarak  saklayacağım.

        Biz arkadaştan da öteydik.Hala Nimet’imle  görüşürüz. Sık sık olmasa da memlekete  gidince bizim köye uğramadan yapamam.Anneme ne zaman gelse hemen telofon açar konuşuruz.Biz hiç bir zaman kopmadık kopamayız da.

Çocukluğum,çocuk öğretmenim orada…….

       SON

Benim çocuk öğretmenim-7-SON bölüm için 11 cevap

  1. banu dedi ki:

    Harika bir hikaye, kalemine sağlık Sibelim….
    Bilmem herkesin böyle öğretmenleri varmıdır ama benim de vardı bir zamanlar…
    Daha ilkokula başlamamıştım, Yalova/Çınarcık o zamanlar köy… Yazları kaldığımız pansiyonun bakıcıları tatlı, temiz bir aile. İşte onların çocuklarından ben de benzer şeyler öğrenmiştim.
    Aynı senin gibi buğday yemeyi, karpuzu güneşte soğutup kırıp denizde yemeyi, bir de anneleri bize tereyağ sürülmüş ekmek dilimlerine bir yaprak koyup verirdi ki, hala bilemem ne yaprağı olduğunu, daha ne diyeyim, ballıbabalar, hanımelinden bal emmeyi, çimenlerden düdük yapmayı, kurbağa yakalamayı, kafesle balık yakalamayı…………………..
    Ah nerelere götürdün beni, çok yaşa sen Sibelim :))

    • * dedi ki:

      Sevgili Banu,demekki ikimizde güzel çocukluk yaşamışız.Şimdiki çocuklara ,kendiminkilerde dahil inanki acıyorum.Onun için hiç unutmam o yılları.Canım beğendiğine sevindim,öyle çekiniyordum ki yayınlamaya.Gittiğimde Nimet geldi,görüştük.Oda çok beğendi.Çocukları bile annesinin yaptıklarına inanamamışlar.Şimdi artık Nimet bilir adı oldu.Çok gülüştük.Artık o da bloğumu hep takip edecek.Satır satır benim bloktaki yaptıklarımı okumuş.Kızı söyledi.Gerçekten sevindim.Hoşca kal.

  2. nalan güler dedi ki:

    Sibelciğim;
    hikayeni okudum,çok beğendim.Yalın,çocuksu bir dille yazılmış.
    Ben çocukken babam annemin tarlasını ekip biçerken ve 4dönümlük meyve bahçesinde anneannemle çalışırken hep yanlarında olurdum. Ne yazık ki yalnızdım .Ara sıra bir arkasdaş da götürdüğüm olsa da genellikle bu işlere annem dahil kimse fazla yanaşmak istemezdi.Ben de bol bol hayal kurarak onlara takılır vakit geçirirdim.
    Köy hayatını ise ancak 17 yaşında atandığım köy okulu öğretmenliğim sırasında yaşayabildim.
    Güzel bir çocukluk geçirmişsin.
    Şimdiki çocuklar gerçekten bizler kadar şanslı değil.

    • * dedi ki:

      Nalan hanım nerdeyse köy hayatları bile kalmadı.Şimdi bizim köydede 5 yıldızlı otellerden geçilmiyor.Yüzüp yıkandığımız ırmağın suyunu bile kurutmuşlar
      .Okuyup beğendiğniz içinde çok teşekkür ediyorum.Tavsiyelerinize ihtiyacım var çünkü asıl edebiyatçı annem yanımda yok:)Öpüyorum.

  3. nalan güler dedi ki:

    Blogunun düzeni ,sen söylemesen hikayeni bulmaya elverişli değil.Yazmasaydın dikkat etmezdim.Bir de (da)larla sorunun var.Dahi anlamına gelenler ayrı yazılmalı.Diğerleri bitişik olmalı.

    • * dedi ki:

      Merhaba Nalan hanım,geldiğinize çok sevindim.Nalan hanım,bilgisayarın not alma kısmına yazmıştım,bazılarını makine düzeltiyordu.Ben acemi düzeltilenleri değilde düzelmeyenleri bir güzel bloğa taşıdım.Hemde ne çok imla hatalarım var ki, sormayın.O ‘ DA” larda hala zorlanıyorum.Vakit buldukça düzeltmeye çalışacağım.

  4. ANNALISA dedi ki:

    che belle queste fotografie!
    un abbraccio
    ANNALISA

  5. Elif'in Terazisi dedi ki:

    Canım benim, nasıl da güzel bir çocukluk yaşamışsın, imrenmemek elde değil. Nimet gibi bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın. Sıcacık, samimi anlatımına da bayıldım.
    Yorumlardan öğrendim Nimet ‘de blogu takip ediyormuş,hem sana, hem arkadaşına selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

  6. Belgin dedi ki:

    Yazılarınızı ve çocukluk anılarınızı yaşıyormuşcasına okudum.Bende benzer bir çocukluk yaşadım . Bana o günleri anımsattınız . Hayvansever olmanız da ayrıca takdir ettiğim bir konu. Başarılar dilerim

    • Hoş geldiniz Belgin hanım. Çocukluk anılarım çok çok güzeldi, hala da aklıma gelince mutlu olurum..Keşke bütün çocuklar ilk başta böyle doğal ortamla tanışsalar…Hayvanları nasıl sevmem, ağzı var dili yok,sevgilerinden başka hiç bir çıkarı olmayan bir alem. Sanırım sizde öylesiniz, bir bloğunuz var mı? Gelmek isterdim doğrusu. Buraya gelip merhaba dediğiniz için çok teşekkür ederim, hoşça kalın..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s