Ülkemin renkleri..


Bu ülkede her renkten varız...

Bu ülkede her renkten varız…

Hepimizin ihtiyacı demokrasi...

Hepimizin ihtiyacı demokrasi…

Anemonlar, sırrınızı tam çözemedim ama çok güzel yaratılmışsınız bu gerçek...

Anemonlar, sırrınızı tam çözemedim ama çok güzel yaratılmışsınız bu gerçek…

Tepsinin içinde bile doğal durmuşsunuz..

Tepsinin içinde bile doğal durmuşsunuz..

Çiçekler, gelişimini tamamlar ölür, biz insanların onlardan farkı yok ki?

Çiçekler, gelişimini tamamlar ölür, biz insanların onlardan farkı yok ki?

El sanatları, iğne oyası çiçek, nakış, İğne oyası içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 8 Yorum

Yıkayınca çoğaldılar, çoğaldılar,çoğaldılar…..


Kaju

İlk kullanan Kajum olsun…Ben takmasını bile bilmem, galiba içine çıt çıt alınacak…

DSCF6323   Neredeyse kırk yıllık  örgü saçım. Anneciğim saklamış bende bu zamana kadar korumuşum..Küçük örgü saçta kızımın çocukluk saçı. Demek ki, annemden örnek almışım..

Hep aklımdaydı peruk nasıl yapılır diye..İnternet sayesinde merakımı yendim. Hatta kasnak çalışması ile peruk işine daldım…Fakat,  tüle örmek beni biraz sıktı ve bıraktım.. Daha pratik bir şey olmalı derken postişlere daldım…Biraz zorlanarak yapsam da ehh fena gitmedi…Arada sırada olmayacak işlere dalmam gerçekten bana iyi geliyor….

Hani belki yaşlanır da kafada saç kalmazsa, imdadıma yetişir diye düşündüm:))…

Saç örgü  Kırmızı top tokalarım, nasıl severdim onları….Lastiği bile erimiş. Orta okuldaydım o zamanlar…Lisede de  örgülü saçlarım vardı…Hep annem örerdi saçlarımı…Bu saçlardan anneme çooook çektirmişimdir. Bir tek tel çekilince yeniden söktürüp ördürür idim……Çoğu kez makası eline alırdı da ben kaçar kurtulurdum…Kaju Kajum  yeni uzun saçlarına bayıldı ve çok sakin bir şekilde bana poz verdi..Gebeliği bayağı ağırlaştı hatta oldukça kendini uykuya verdi ve kendi minderinden ayrılmıyor, galiba hazırlık yapıyor yavrularına…Hayırlısıyla bu ay sonunda bebişleri bekliyoruz…İnşallah Kaju’ma bir şey olmaz…Ne de olsa adı üstünde doğum!  Saç örgü  Yıkayıp, krem yaptıktan sonra tutam tutam ütü yaptım…Her ütülemem de çok kopan saçlar oldu…Elimden geldiğince birleştirmeye çalıştım ama fazlaca da ziyan ettim……Ne de olsa gerçek saçtı, dokundukça uçup gidiyordu elimden. Hele çocukluk saçı da ipek mi ipekmiş… Canım annem bu saçlarım için,  tülbentte sıkılmış( robot daha yoktu) elma suyuyla durulatırdı…Bakıyorum da saçlarda kırık yokmuş. Elma suyu ile bu uzun saçları çok kolay açardım…Hey  gidi günler hey….

Saçlarda en çok, birleştirme ve eşleştirme de zorlandım…Arkalı önlü bantladıktan sonra ,arasındaki boşluğu makinede  dört, beş kere gittim geldim…Dikiş bilmeyen biri olarak saç dikeceği mi rüyada görsem inanmazdım…Antik ve çocukluk  saçım olmasa bu zorluğa gerçekten girmezdim..İşin kötü tarafı nedir söyleyeyim mi? Şu andaki saçlarım bu örğü belikten daha uzun:))..Köyde bizim oralarda örgü saça belik derdik..Yok yok !!!Bu beliklere ben işlem yapmam, işin ustalarına bırakmayı cidden tercih ederim.

Benimki sadece çocukluk saçlarımla oynamaktı. Hoşça kalın…

Aşağıda ki resimlerde örgü saça yaptığım işlemleri görebilirsiniz…

N

B

| , ile etiketlendi | 10 Yorum

Bayramınız kutlu olsun!


İğne oyalarım nihayet boncuk elbiselerini giydiler.Sizi bilmem ama bu boncuklu iğne oyarım  tahminimden de  güzel oldu...Bende bilemiyorum devam edip etmeyeceğime çünkü zaman olarak daha uzun sürede bitiyor...Keşke fikirlerinizi söyleseniz...Hatta boncuk iğne oyası ile ilgili yerler görürseniz bana iletmenizi  rica ederim... Sevgiler..

İğne oyalarım nihayet boncuk elbiselerini giydiler.Sizi bilmem ama bu boncuklu iğne oyarım tahminimden de güzel oldu…Bende bilemiyorum devam edip etmeyeceğime çünkü zaman olarak daha uzun sürede bitiyor…Keşke fikirlerinizi söyleseniz…Hatta boncuk iğne oyası ile ilgili yerler görürseniz bana iletmenizi rica ederim… Sevgiler..

Boncuk iğne oyası, iğne oyası çiçek, İğne oyası içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | 4 Yorum

Aynanın başına gelenler…


 

ayna

Arkasındaki gizli destek içinde makyaj malzememin en önemlileri elimin altında artık...

Arkasındaki gizli destek içinde makyaj malzememin en önemlileri elimin altında artık…

ayna

 

Yıllar önce, Mungan’nın  ”Üç aynalı kırık oda ” romanını okumuştum. Biraz kasvetli ve fazlaca detaylı bulmama rağmen zor bitirmiştim daha da o yazarı okumadım…

Aynaya montaj yaparken işte bu romanı hatırladım. Benim ki kırılmadı sadece çerçevesi birbirinden ayrıldı…Atsam atamadım, yeniyi almak içinde Salı pazarı yapmam gerekti ve hiç vaktim yoktu…Zaten bu atmama huyu yüzünden elim hiç boş kalmaz. Sürekli değerlendirme derdindeyim. Bazen iyi bazen kötü bir hastalık!

Hastalık diyorum buna çünkü evde yer kalmayınca ev ahalisinden şikayet gelmeye başlıyor…Anne burası bizim de evimiz,elimizi nereye atsak senin ıvır zıvırlar diyorlar..

Kağıt, karton biriktiririm ve onları belediyenin kutusuna götürür atarım…Şimdide bizim torunun mama kutularına göz dikmiş vaziyetteyim. İşte bu kıyamadığım büyüteçli aynamın başına gelenler….

Dantel, Dikiş, El sanatları, iğne oyası çiçek, tasarım, İğne oyası içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 7 Yorum

Benim küçük köyüm….


Kışın yaptığım toprakta, yetişen domateslerim. Toprağım beni gerçekten mahçup etmedi..

Kışın yaptığım toprakta, yetişen domateslerim. Toprağım beni gerçekten mahçup etmedi..

Küçük balkonda , küçük kovalarda anca  bu kadar.

Küçük balkonda , küçük kovalarda anca bu kadar.

Herkese merhaba!

Arkadaşlarım, bu pazar prof.Dr.Dizdar’ın Ulusal kanalda ”Merhaba Sağlık”  proğramını izledim. Söylediklerini hiç bir zaman kaçırmadığım doktor Dizdar, öyle can alıcı yerlerden vurdu ki, bir Biyolog olarak yine dehşete düştüm…Yine bizi uyarıyor, uyarıyor, ee bir şeyler yapın artık diyor….. Anlattıklarının her biri ders konusu, Zooloji ve Botanik bilmine hakim olduğum halde yinede anlattıklarından korkuyorum….

Okul yıllarımda tek tük kanser olayı görülürdü, o zamanlarda daha yeni yeni Onkoloji hastahaneleri vardı. Öğrenci iken fazla ilgimizi çekmezdi daha doğrusu hocalarımın üstünde durduğu bir olay değildi…Profosör hocalarım bile bu konuya öyle uzaktılar ki ağızlarından duyduğumu hatırlamıyorum…Dersleri kaçırmadan dinleyen bir öğrenci olarak bundan eminim….

Son 20 yıldır duyduklarım, gördüklerim, okuduklarım beni hep dehşete düşürüyor…Bu korkularla balkon bahçesiyle elimden geldiğince uğraşmaya çalışıyorum. Oradan, tek tük olsalar dahi biber, domates, nane, soğan almak, biraz olsun içimi rahat ettiriyor…3metre karelik balkona ne sığdırırsam kar diye kendimce cebelleşip duruyorum…Elimden geldiğince de yerli tohum bulup onları kurutup her sene ekmeye çalışıyorum….

Sizlere tohum fidelerimi, ektiklerimi, balkonda fidelerimi yiyen kuşlarla savaşımı ve nasıl önlem aldığımı bir kaç resimle göstermeye çalışacağım…Fakat benim için en önemlisi  olan TOPRAK yapımını göstereceğim…Çoğumuzun balkonları müsait olmayabilir,geniş olmayabilir ya da şikayetçi komşuları olabilir….Yapamasanız da bilin ama yediklerinizi sorgulayın ve bunu hiç unutmayın amacıyla yazıyorum…

Dr. Dizdar, neler anlattı neler…

Bağ dokumuzun zayıflığından ve önemini….Kutu sütlerin içini kaplayan ya da kakolu süt, bir içimlik paketlerin iç yüzünü kaplayan maddeler ve içlerindeki şeker karışımı ,uzun ömürlü kutu sütleri içinde çoğunluk SÜT TOZU katkısından….Normal bir yoğurt mutlaka ekşir ve sulanır fakat ambalajlı bu yoğurtlar bunları bırakın küflenmiyor bile diyor….Karadenizli olduğumuzdan evimize hiç bir zaman hazır yoğurdu sokmadım…Hep mayaladım….Fakat iş burada da bitmiyor. Hoca, çok süt versin diye hayvanlara verilen Antibiyotiklerin üzerinde de duruyor…Bilhassa tavuklar bu durumda çok çok vahim..15 dakikada pişen tavuklarda kollojen diye jelatin hiç oluşmuyor….O da soruyor, nasıl bir antibiyotik ki hayvanı gününden önce hem çabuk  büyütüyor hemde bağ dokularını felç ediyor.

En önemli husus;  Sadece çevre şartları bizim hasta olmamıza neden olmayabiliyor…Bir şekil vucudumuzun kimyası,  eksoz gazını absorbe edebiliyor ve temizleyebiliyor. . Ama vucudumuz dışarıdan gerekli olan besini alabiliyor mu sorusunu vurguluyor…İşte bu şartlarda, tavuktan vucudumuza çok gerekli olan KOLLEJENİ alabiliyormuyuz?????Antibiyotikler yüzünden alamıyoruz sonuçta…Bize Kemik alın kaynatın, uzun süre pişirin,  iyice jelatini çıksın diyor….SAKATAT alın yiyin diyor…Avrupalının ya da gelişmiş teknolojinin,  güzel ambalaj paketleme ALGISINA kapılmayın diyor….

Bize şöyle bir uyarı daha yapıyor; Anne annelerinizin,baba annelerinizin  pişirdiği yemekleri  tekrar tekrar yapın diyor….Vucut kültür’ümüzün   buna gereksinimi var diyor…Ispanakla yoğurt yemek bir gelenektir, kuru fasülye bulgur yine bir gelenektir…Taa  Afrika’ da ki  bürüksel lahanası veya brokoli bizim geleneğimiz hiç değil diyor…Vucut onları algılayamayabilir ve gerekli ihtiyacını bu sefer karşılayamaz diyor…

Vucut ihtiyacı olan kimyasal besini temin edemez ise de HASTA olur diyor….Sadece kemik kaynatıp kollajen almamızda eksik diyor bununla birlikte kollojenin vucudumuza bağlanması için C vitaminine de ihtiyaç var diyor….BAĞ DOKUSU zayıflığı, bir çok hastalığa gebe diyor….Romatizma ile başlar bu işler diyor.

1.5 ton domates alınan bir tarlanın  birden,  8 ton domates alımını sorgulayın diyor. O domates,  domates olmaktan çıkar mantar gibi bir şey olur  diyor…

Sevgili arkadaşlar, ben sadece bu gün dinleyip inanın aklımda kalanların özetini bu kadar verebiliyorum. Merak edenler bunun videosunu bulabilirler….Proğramın ismini de verdim ki, zaman bulursanız mutlaka bilgilenin demekten başka elimden bu gelir….Eksiğim varsa da af ola…

Uzun süredir TOPRAK yapıyorum…Evim de,  ne artık çıkarsa  un çuvalları içinde Eylül ayından itibaren biriktiriyorum…Buna hastalık gözüyle bakmayın lütfen,  böyle atıklardan bir avuç toprak edinmeyi mutluluk ya da kazanım hissediyorum. Biliyor musunuz kocaman bahçesi olan karşı komşum benim toprağımı istiyor:)) Ona da söz verdim bir çuvaldan geriye ne kalırsa vereceğimi…Öyle böyle değil,gerçekten uğraşıyorum bu çuvalları doldurmak için….Her gün bir leğen devamlı tezgahımda dolmayı bekler. Gün aşırı çuvallara çay suları ile birlikte dökerim. Nemi de böylece bitmez. Evimizde sebze ağırlıklı yemek yapıldığından çok güçlük çekmiyorum. Bazen evin altındaki marketin sebze artıklarını torbalarla taşıyarak da çuvalları tam kapasite dolduruyorum ki hemen ağızlarını bağlayıp artık tepkimeye girsinler diyorum….Kışın bu çok daha kolay oluyor, etrafa fazla koku ve sinek vermiyor….Fakat komşularım fidelerin altına koymak isteyince bahar başından beri çuvalları hala doldurmakla meşgulüm…Havalar sıcak gidince fazlaca sinek oldu ama az kaldı  bu yeni yaptıklarımı da kurumaya bırakacağım.İçindeki marul artıklarının nemi yetecek gibi gözüküyor….Kıştan yaptığım üç çuvaldan  3 yarım tahta kasalarını doldurdum…Ama inanın halis mulis tamamen doğal gübreli toprak. Artık  ekstra gübre atmama gerek kalmayacak…Evet elimde bir çuvalın sadece 3 de biri kalıyor….Öyle güçlü toprak ki anlıyorum ve Ocak ayının başına kadar domates vermeye devam ediyor…

Hani benim ki bir avuç toprak misali gibi bir şey oluyor ama domatesi, biberi  nefis köy kokulu oluyor….

balkon bahçesi içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 8 Yorum

İşçisin sen işçi kal!!!


Merhaba!

Hiç aklımda yoktu bu el arabasının İşçi bayramına denk geleceği….

Bizim emekçilerimizin de diğer ülkelerdeki gibi insanca ve emeğinin karşılığını alarak  çalışmasını hep arzu etmişimdir… Bayramlarını bile yasaklarla kutlayan bir ülkede çok şey mi istiyorum?… Ayrıca benim istemem hiç bir şey farketmezki? Ezilen, hakları yenen, sosyal güvencesi olmayan hatta bir öğlen yemeğini bile yiyemeyen  işçinin artık gözlerinin de açılması gerektiğini biliyorum… Hep durduğumuz yerdeyiz yıllardır..

Ezilen halk, gelişmiş ülkelerdeki gibi kendi savaşını vermeyi beceremediği sürece ya da vergilerinin nerelere harcandığının hesabını soramadığı sürece, bu hep böyle gidecek….Ülkemizin gerçeği bu işte!

 

  • Bu çiçeklerde içinizi ısıtsın diye....

    Bu çiçeklerde içinizi ısıtsın diye….

  • el arabası
  • el arabası

el arabası

  • el arabası
El sanatları, iğne oyası çiçek, needle lace flowers, İğne oyası içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | 8 Yorum

Bisikletin montajı!!!


Bisiklet

Bisiklet

BisikletBisiklet

Sevgili arkadaşlar merhaba!

Günümüz şartlarına uygun olarak hazırladığım bu Kargo bisiklet modelimi umarım beğenirsiniz. Her bir parçasına düğüm düğüm  Montaj uyguladım!!!

Aslında küçüklük bisikletimi yapacaktım fakat ona patili  kızları koyamayacağımdan bu Kargo modeli seçtim. Sanki benimde hayalim, işte böyle bir bisiklete sahip olmak… Ama benim indirimi ya da ikinci eli beklemem gerek….Fiyatlarına baktım, çok çok pahalı bu kargo olanları.

İnanın bizim mahallenin yolları yokuş olmasa bu kargo bisikleti rahat sürerdim de işte yokuş! Hani pazara gitmek için falan….

Sizi bilmem ama her gün montaj  ve dublaj duymaktan etkilenmiş olduğumdan sanırım  bu yüzden bisiklet montajına giriştim! Hayırlara vesile diyelim…Hoşuma da gitti bu montaj çalışması gerçekten!!!Çok kolay gitti çalışmam diyemem,  beni en çok lastikler yordu…Genede ilk çalışmam olarak hayalimdeki bisikleti ellerime alabildim. Ne bileyim ben bakınca içine binmiş kadar oluyorum.

Bu seferki, iğne ile yolculuğumuz  pembe bisiklet ile oldu…Bir daha ki  sefere görüşmek üzere hoşça kalın…

Bisiklet

Şimdilik sehpada, bakarsınız Kaju ham yapabilir ,zaten havlayıp duruyor…Bisiklet

Püskül, şapka ve şemsiyeden hala vazgeçemiyorum. Yok yok, çiçekler yine en gözdem…Bisiklet

Büfede yerini aldı…Bisiklet

Makinem bozuk çekiyor desem değil, ipler uçuk pembe idi. Her ton ışıkta çekmeye çalıştım….Bisiklet

Kızlar arka sepete sığdılar…Bisiklet

Bisiklet

Bisiklet

Tatile çıkıyoruz şapkasız olmaz…

Bisiklet montajında bazı kareler çektim, onları da slayt resimlerde görebilirsiniz…

El sanatları, Needle lace, needle lace flowers, tasarım, İğne oyası içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 8 Yorum

İğne Oyası ile Yarışmaya Katılıyorum!


10 Marifet ve Kartopunun hazırlamış olduğu bu yarışmada iğne oyası çalışmalarımla, ben de varım! Teknik ve malzeme serbest olunca konu da kış temalı olunca hiç düşünmeden evet dedim. Bakalım bu iğnenin ucuyla ne yapabilirim, inanın ben de merak ediyorum.

Yarışmayı takip etmek ve bilgi almak isterseniz bu adreslerden ulaşabilirsiniz;

Yarışma duyuru ve şartlarına buradan

10 marifet ve Kartopu ya da üstlerine tıklayarak girebilirsiniz.

Şimdilik Hoşçakalın,

Yaışmam  burada gösteriliyor

http://10marifet.org/yazi/kis-bahcesi-igne-oyasi-anlatimli/

| 10 Yorum

Çiçek tasarımlarım bu kitapta!


Türk El Sanatlarımızdan biri olan İğne Oyası’nı tanıtan kitap ”Needle lace flowers” çıktı! Ben de çiçek tasarımlarımla bu değerli anlatımlı kitapta yer aldım…

Yıllarca İğne Oyası üzerine araştırma yapan, yurt dışında çeşitli makalelerle kültürümüzün tanıtılmasına vesile olan ve bununla birlikte bu muhteşem kitabı hazırlayan sevgili Figen Çakır’a, kitabında benim çiçek modellerime de yer verdiği için teşekkür ediyorum.

İçindeki yirmi farklı çiçekten, on iki modelimin yanı sıra zambak, yasemin, krizantem, begonya çiçekleri orjinal halleriyle sayfalarda yer almıştır.

Yıllar öncesinden gittiğim kursta El Sanatları hocamın tavsiyesiyle resimlerden inceleyip yaptığım ve cam tepsilerde kullandığım Mavi Mine çiçek tasarımlarım vardı ve bu modellerden esinlenerek yaptıkları mine çiçeklerini kitap kapağında da görebilirsiniz.

Çiçeklerin yapım aşamaları, sistemli bir şekilde şema ve grafiklerle desteklenmiştir. 10 yıl önce elimde böyle şekillerle anlatımlı bir kitabım olsaydı eğer, doğadaki bütün çiçeklerin tasarımını şimdiye kadar çoktan bitirmiştim. Kültürel zenginliğimiz olan İğne Oya’sını öğrenmek isteyen tüm Dünya kadınlarına başarılar dilerim.

 

İğne oyası kitabı     İğne oyası kitabı

El sanatları, iğne oyası çiçek, iğne oyası kitabı, Needle lace, needle lace flowers, tasarım, İğne oyası içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | 15 Yorum

Benden bu kadar……

This gallery contains 22 photos.


Galeri | 11 Yorum